Yetim Vakfı’nın, Ressam İlhami Atalay ve Cemal Toy öncülüğünde “Hayallere Değen Resimler” uluslararası projesi kapsamında, 3 kıtadaki 13 ülkeden yetim çocuklar hayallerini 1001 resimle anlattı. Resimlerin yer aldığı sergi, Ali Emiri Kültür Merkezi’nde açıldı. Serginin ardından salon programı ile proje yetim dostları sanatseverlerle buluştu.

Yetim Vakfı’nın uluslararası projesi kapsamında, 3 kıtadaki 13 ülkeden yetim çocukların yaptığı bin bir resmin yer aldığı sergi, Ali Emiri Kültür Merkezi’nde açıldı.

Yetim Vakfı Başkanı Mehmet Gülsatar: “Onların sosyal ihtiyaçları gideriliyor. Giydiriliyor, yediriliyor, içiriliyor ve barınma ihtiyaçları karşılanıyor ama ağır bir travma yaşamışlarsa bu psikolojik yönden ele alınmıyor. İşte Yetim Vakfı bu çocuklara ve annelerine yönelik psikososyal desteğe talip”

Proje Koordinatörü Canan Doğru: “Türk insanına, yardım yaptığı çocukların eserlerini ve hayallerini getirdik”

Yetim Vakfı’nın, “Hayallere Değen Resimler” uluslararası projesi kapsamında, yetim çocukların hayallerini yansıttığı resimlerden oluşan serginin açılışı yapıldı.

Ressam İlhami Atalay ve Cemal Toy öncülüğünde yürütülen proje çerçevesinde, 3 kıtadaki 13 ülkeden yetim çocuklar hayallerini bin bir resimle anlattı. Resimlerin yer aldığı sergi Ali Emiri Kültür Merkezi’nde açıldı.

Kültür Merkezindeki programda ayrıca ülkelerde yapılan saha çalışmalarına ilişkin videolardan hazırlanan sunum gösterildi.

“Projenin sanat yönünün yanı sıra psikososyal destek yönü de var”

Yetim Vakfı Başkanı Mehmet Gülsatar, programda yaptığı konuşmada, yaklaşık bir yıl süren hazırlık sürecinin ardından geçen yıl “Dünya Yetimler Günü”nde vakfın açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Birçok yardım kuruluşlunun genelde sosyal yardıma dönük hizmetler yürüttüğüne dikkati çeken Gülsatar, kendilerinin ise çok büyük bir ihtiyaç olan eğitim ve psikososyal destek alanında faaliyet gösterdiklerini ifade etti.

Gülsatar, genelini yetim çocukların oluşturduğu korunma ihtiyacı olan çocuklara hitap ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Onların sosyal ihtiyaçları gideriliyor. Giydiriliyor, yediriliyor, içiriliyor ve barınma ihtiyaçları karşılanıyor ama ağır bir travma yaşamışsa bu psikolojik yönden ele alınmıyor. İşte Yetim Vakfı bu çocuklara ve annelerine yönelik psikososyal desteğe talip. Ayrıca bu çocuklarımızın okullaşma sürecinde, mümkünse okullar kurarak veya kalıcı projeler üstlenerek, yurt içinde ve yurt dışında eğitim hizmetini yerine getirmeye çalışıyoruz.”

İstanbul’da 6 ayrı bölgede proje yürüttüklerine işaret eden Gülsatar, çocukları sosyal yapılarından uzaklaştırmadan evlerine ya da mahallelerine hizmet götürdüklerini dile getirdi.

Mehmet Gülsatar, dünyada yaklaşık 400 milyon yetimçocuğun bulunduğunu ve “Hayallere Değen Resimler” projesinin sanat yönünün yanı sıra psikososyal destek yönünün bulunduğunu belirtti.

“Onları topluma kazandırmanın yollarını aradık”

Proje yazarı ve koordinatörü Canan Doğru ise Türkiye’ye bin bir resim getirme hedefiyle 4 Temmuz ile 5 Kasım arasında 3 kıtada 13 ülkeyi gezdiklerini söyledi.

Ekiplerinde ünlü ressamların da yer aldığını dile getiren Doğru, şunları anlattı: “Çocuklara resim terapisi yaparak ruhlarına inip, ruh haritalarını ortaya çıkarıp onların sıkıntılarını gidermenin ve daha vasıflı bireyler olarak onları topluma kazandırmanın yollarını aradık. Gittiğimiz yetimhaneler Türkiye’nin imkanlarıyla ayakta durması açısından önemliydi. Türk insanına, yardım yaptığı çocukların eserlerini ve hayallerini getirdik. Bu ülkelerde sanat terapi odaları kurmayı, sanat atölyeleri açmayı ve sanatı yaygınlaştırmayı amaçladık. Topluma kazandırdığımız her çocuk, bizi bombalardan uyuşturucudan ve kötü şeylerden korur.”

Başlangıcını Türkiye’de yapmak istedikleri projeyi yeterli kaynak ve bütçe bulunca yurt dışında başlattıklarını, yorucu bir proje olduğu için her ülkeye farklı ekiplerle gittiklerini aktaran Doğru, Lübnan’da Filistinlilerin kaldığı ve Lübnanlı çocukların olduğu iki yetimhanenin ardından Tayland, Burkina Faso, Suriye, Türkiye, Endonezya, Filipinler, Etiyopya, Sri Lanka ve Bosna Hersek’e gittiklerini ifade etti.

Türkiye genelinde 7 bölge ve 17 ilde aynı projeye devam etmek istediklerini dile getiren Doğru, şöyle devam etti:

“Yetim çocuklarımızın dünyalarına inip onları keşfetmek ve bu keşif doğrultusunda topluma onları nasıl kazandırabileceğimizi ve yeteneklerini nasıl ortaya çıkarabileceğimizi anlayarak onları yönlendirmek istiyoruz. İstanbul’da çeşitli okullarda ve sponsorumuz olan belediyelerde de bu işi yapacağız. Bu proje yetimin geleceğine dokunmak içindir. Elbetteki Türk halkı, yetimin karnını doyurup üstünü giydiriyor. Ama yetimlerin geleceğe iyi bakması açısından eksikler var, yetimlerde gelecek kaygısı var.”

“Yaşadıkları hüzünleri resimlerine yansıttılar”

Ressam Cemal Toy ise çocuklarla çalışmayı çok sevdiğini, proje kapsamında dünyanın farklı coğrafyalarındaki çocuklarla buluşup onların düşsel dünyalarını yakalamaya çalıştıklarını söyledi.

Toy, “Yaşadıkları sıkıntıları acılar ve hüzünleri resimlerine bir şekilde yansıttılar. Çocuklar bir yetişkin sanatçı edasıyla tuvallerin başında çok içten güzel duygularını yansıttılar ve bu sergiyi gerçekleştirdik.” ifadesini kullandı.

Projedeki genç ressamlardan Nüveyba Güler de Filipinler’de 3 günde yaklaşık 200 yetim çocukla resim yaptıklarını belirterek, “İlk başta çocuklara çok fazla üzülmüştüm ama daha sonra onlara üzülmemem gerektiğini fark ettim. Çünkü onların yetim olmalarıyla değil, yetenekleriyle ön plana çıkmalarını istediğimiz için oradaydık.” diye konuştu.

Çocuklarla sulu boya ve akrilik boya çalışmaları yaptıklarını, onlara bir öğrenci gözüyle bakıp katkıda bulunmaya çalıştıklarını vurgulayan Güler, “Çocuklar zaten hiç korkmadan direk hayallerini çizmeye başladılar. Sanki ellerine kağıt kalem verilmesini bekliyorlarmış gibi.” ifadesini kullandı.